Dilekçe Örnekleri

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararına Karşı Karar Düzeltme

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararına Karşı Karar Düzeltme

Dilekçesine Cevap Dilekçesi

     YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NA  

 Sunulmak Üzere
İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

                                                                                                                                                Dosya E. …/…

KARAR DÜZELTME TALEBİNE CEVAP VEREN  :  Adı ve Soyadı (T.C. Kimlik No)

VEKİLİ             :   Avukat Adı ve Soyadı

DAVALILAR    :   Adı ve Soyadı, Adı ve Soyadı

VEKİLİ             :   Avukat Adı ve Soyadı

T. KONUSU     :                               

Davalıların karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmesi dileğidir.

Karar Düzeltme Talebine Karşı Cevaplarımız

Karar düzeltme talebinde bulunanlar vekilince verilen dilekçede özetle:

1. “Eleştirilerinin sertliğini davacının üstlenmiş olduğu görevin bir gereği saymak gerektiği,

2. Davacının olumsuz eleştirilere tahammül gösteremediği,

3. Dava konusu iki ayrı yayın olduğu, ayrı değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmiştir.

Tüm bu hususlar gerçeğe aykırıdır. Şöyle ki;

Dava Konusu Yazı, Eleştiri Sınırlarını Aşmıştır ve Kişilik Haklarına Saldırı Niteliğindedir.

Eleştiri, yapılan edilen şeylerin ne anlam ifade ettiğinin saptanması, yeni ufuk çizgilerinin, dolayısıyla hareket ve faaliyet alanlarının belirlenmesi, bu alanların genişletilebilmesi ve daha iyi, nitelikli ve anlamlı ürünlerin çalışmaların ve çabaların ortaya konulması için gerekli ve zorunlu olan faaliyettir.

Basın yayın kuruluşları bir konu hakkında eleştiri yaparken, ilgilisi hakkında yalan yanlış haber vererek, ona toplum nazarında hor gözle bakılmasına sebep olacak tarzda haber verirse, artık basanın eleştiri yaptığından bahsedilemez.

Nitekim yargısal içtihatlar da bu konuyu açıklığa kavuşturmuştur. Şöyle ki;

Anayasa Mahkemesi, 08.04.1963 tarih 27/60 sayılı kararında;

"Sosyal görevini yerine getirebilmesi için, basının hür olması kadar sorumluluk bilinci ile davranması gerekmektedir. Sorumluluk bilincinden yoksun bir basın, her sorumsuz güç gibi er geç soysuzlaşır ve toplum yaşantısını sarsan, ulusal güvenliği tehlikeye sokan bir güç olur.” demiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21.04.1972 tarih ve 2833 E. 3665 K. sayılı ilamında ise;

“...Yasanın sağladığı hak ve hukukun sağladığı sınırlar, eylemli ve maddi olanaklar, meslek kuralları, görev ciddiliği gibi kurallarla belirir. Bu ölçülerin dışında haberde kullanılan sözler, resimler, sunuluş ve sahifeye konuluş biçimi, gireceği sahife birbirinden pek az farklılıklar gösterebilir. BU NORMAL ÖLÇÜLER DIŞINDA BİR HABERİN, ÖNEMİNDEN VE CİDDİLİK DUYGULARINDAN UZAK MESLEK ANLAYIŞINA GÖRE KONULACAĞI YER BAKIMINDAN VE KONULAN SÖZLERİN NİTELİĞİ VE TOPLAM TUTARI VE DENGELİ BİR BİÇİMDE SUNULUŞU AÇISINDAN BELLİ BİR AMACA YÖNELİNCE, GÖREVDEN ÖZELLİKLE HUKUKUN SAĞLADIĞI GÖREVDEN SÖZ EDİLEMEZ...” denilmiştir.

Dava konusu yazılarda müvekkile karşı suç isnadında bulunulmuş, hakarete varan yakıştırmalar yapılmıştır. Şöyle ki:

“Oyna Yavrum Oyna”

“Zihni sinir procesi sahibi”

“Kendini pazarlıyor”

“Tabela partisinin başkanı”

“Para tutkunu”

“Sırf para kazanmak için kendi adına i., özdeşleştirmeyi içine sindiren”

“Kaşar ağası İ. M.”

“Para tutkunu”

“Türk siyasetinde örnek hadise”

“Halkın parasıyla kendisi için siyaset yapmanın ustası”

“İ. M. ibret belgesi” vs.

gibi tahkir edici ifadeler kullanılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/4-262 E., 2007/284 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, yayın konusu ile kullanılan sözler arasında düşünsel bağlılık anlamında öz ve biçim dengesi korunmalıdır. Yayın doğru olsa ve kamu yayarı bulunsa bile; üslup uygun değilse, aşağılayıcı, küçük düşürücü, abartılı ise hukuka uygunluktan söz edilemez.

Somut olayda yukarıda anlatılan sözler ile öz ve biçim dengesi bozulmuştur. Gerekli olmayan yakıştırmalar yapılmış ve amaç aşılmıştır.

MÜVEKKİLİN SİYASİ BİR KİŞİLİĞE SAHİP OLMASI, HAKKINDAKİ ELEŞTİRİLERİN HAKARET BOYUTUNA VARMASINI HİÇBİR ŞEKİLDE HAKLI GÖSTEREMEZ.

Müvekkil siyasi bir kişiliğe sahiptir. Bu nedenle eleştirilere açık olması gerekir. Ancak eleştiriler hakaret boyutuna ulaşırsa bu duruma katlanma yükümlülüğü olduğu savunulmaz. Zaten bunu hukuk düzeni de korumaz.

Çünkü kişilik hakları anayasa ve kanunlarla koruma altına alınmıştır. Siyasi bir kimlik, kimseye kişilik haklarından vazgeçme zorunluluğu getirmez. Yalnızca eleştiri sınırları içinde değerlendirilebilecek ifadelere biraz esnek yaklaşılmasını gerektirir. Ancak dava konusu yazılar eleştiri sınırını aşmıştır. Şu durumda yayın hukuka aykırıdır.

DAVA KONUSU İKİ YAYIN HER NE KADAR FARKLI TARİHLERDE YAYINLANSA DA BİRBİRİNİN DEVAMI NİTELİĞİNDEDİR.

Davalı 15 Ağustos 2002 tarihli” OYNA YAVRUM OYNA” başlıklı yazısında “... Türkiye'de siyaset ilginçtir. Arada İ. Melih'ler çoktur. Milli Görüşçü İ. Melih bir yazıya sığmadı.” diyerek aynı konuda yazmaya devam edeceğini belirtmiştir.

Gerçekten de 16. Ağustos 2002 tarihli H. Gazetesinde yayınlanan “KAŞAR AĞASI” başlıklı yazısında, önceki yazı ile bağlantılı olarak tahkir edici sözcüklerle kişilik haklarına saldırıyı sürdürmüş, asılsız itham ve isnatlarda bulunmuştur.

Davalı E.Ç. söz konusu yazıların birbirinden bağımsız olmadığını kendi yazısında belirtmiştir. Bu nedenle davalı tarafın iki ayrı yayın olduğu ve ayrı değerlendirilmesi gerektiği yönündeki iddiası yersizdir.

Yukarıda arz edilen nedenlerle karar düzeltme talebinin reddi gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM  :

Yukarıda kısaca açıklanan ve re'sen görülecek nedenler karşısında davalıların haksız ve hukuki mesnetten yoksun bulunan karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmesini, saygılarımla arz ve talep ederim. .../.../...

Davacı Vekili
Avukat  Adı ve Soyadı
İmza

Önemli Uyarı

İzmirdedektiflik.com içeriğinde yayınlanan Özel Dedektiflik bilgileri Bilal KARTAL tarafından yazılmıştır. Bu yazıların  tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır.  Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan Özel Dedektiflik bilgileri uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır. Diğer kanun maddeleri hukuki makaleler, dilekçeler, hukuki içerik ve bilgiler Sayın avukatların göndermiş olduğu paylaşımlardan, baro dergilerinden, kanun kitaplarından ve hukuki yayın yapan web sitelerinden alınarak okurlarımızla paylaşılan bilgilerdir. Bu bilgilerin sahiplerinden izinsiz olarak kullanılmasıda yasal sorunlarla karşılaşmanıza neden olabilir. Saygılarımızla.



Web sitemizde yayınlanan tüm makalelerdeki hukuki bilgiler sayın avukatlar tarafından gönderilen değerli hukuk bilgileridir.


Copyright © 2018 | İzmir Özel Dedektiflik Bürosu | İzmir de Yasal Eş Takibi 444 7 635 Tüm Hakları Saklıdır.

iz ajans
WHATSAPP
ile iletişime geç